|
|
Ucakla bir ilin hayvanat bahcesinden, bir baska ile, Aslan sevkediliyormus. Bir hava boslugunda aslanin kafesi acilmis.
Garibin karni da ac. Havayi koklaya koklaya Cockpit e kadar gelmis.
Kapiyi acmis.
Karsisina ilk gelene: "Seni yiyicem !" demis. Adam gözleri fal kadar acilmis sekilde: "Ye, ye de aslankardes" demis " ama ben bu ucagin kaptaniyim. Ucagi yönetiyorum.
Beni yersen ucak düser.
Sen de ölürsün." Aslan düsünmüs. Kaptan hakli.
Onun yanindakine dönmüs: "Öyleyse seni yiyicem !" demis. O adam da : "Aman aslan kardes" demis.
"Ben bu ucagin ucus mühendisiyim.
Yollari,frekanslari ben bilirim. Beni yersen yolumuzu
kaybederiz. Yakitimiz biter. Düser ölürüz.
Sen deölürsün" Aslan düsünmüs bu adam da hakli.
Bu arada arkasinda bir ses duymus.
Dönmüs. Bakmis. Fistik gibi hostes. "Ama seni yiyicem,
artik" demis hostese. Hostes caresiz:
"Ye ! Ye de aksam kaptanla mühendis otelde seni ziksin."
|
|